İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türkiye ‘soykırım’ı kabul eden Fransa’ya AİHM’de tazminat davası açtı

Fransa Parlamentosu tarafından kabul edilen, “Sözde Ermeni Soykırım Yasası”nın, uluslararası hukuka aykırı olduğu için yürürlüğünün durdurulması amacıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM)başvuruda bulunuldu. Başvuruda, kabul edilen yasadan ötürü Fransa’nın tazminat ödemesi de talep edildi.
Avukat Sedat Vural tarafından AİHM’ye yapılan başvuruda, Fransa tarafından kabul edilen “Sözde Ermeni Soykırım Yasası”nın ulusal bir yasa olarak kabul edilemez olduğu vurgulanarak, Fransa Parlamentosu’nun kendi anayasalarına göre böyle bir yasa çıkarmaya yetkisi bulunmadığı kaydedildi.

“Anlaşmalarda ‘soykırım’ hükmü yok”

Başvuruda, 1914 ve 1918 yılları arasında 1 Dünya Savaşı’nın yapıldığı, bunun sonucunda Osmanlı Devleti’nin yıkılarak Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurulduğu anımsatılarak, TBMM hükümetiyle Ermenistan arasında imzalanan Gümrü antlaşmasında, TBMM hükümetiyle SSCB arasında imzalanan Kars antlaşmasında, TBMM hükümetiyle Fransa arasında imzalanan Ankara antlaşmasında ve TBMM hükümetiyle itilaf devletleri İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan arasında imzalanan Lozan antlaşmalarında Ermeni soykırımı ile ilgili bir hükmün yer almadığı belirtildi.

Gerek 1.Dünya Savaşı sonrası kurulan Milletler Cemiyeti, gerekse 2.Dünya Savaşı sonrasında kurulan BM’nin sözlü ve yazılı kararlarında sözde ermeni soykırımının söz konusu olmadığına dikkat çekilen başvuruda, soykırım sözleşmelerine göre soykırımlardan devletlerin değil, kişilerin sorumlu olduğu kaydedildi. Türk halkının soykırım yaptığına ilişkin ne uluslararası mahkemelerde, ne savaş suçlularının yargılandığı Nürbeng mahkemelerinde böyle bir kararın bulunmadığı vurgulanan başvuruda, Fransa parlamentosunda kabul edilen bu yasa ile 90 yıl önceki olayın günümüze halklar arası düşmanlık yaratma olarak taşındığı kaydedildi.

“Uluslararası hukuka aykırı”

Yasa ile suçlananın sadece Anadolu’da yaşayan tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olduğu belirtilen başvuruda Avukat Vural, “Gerçek ve yaşanılan sonuç, soykırım yaftasının şu an Anadolu’da yaşayan tüm Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının boynuna asıldığıdır. Bu yasa ile boynuma soykırım yaftası asılan şu an Anadoluda yaşayan Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarından biri olarak dava ve taraf ehliyetim olduğu aşikardır” dedi. Avukat Sedat Vural tarafından yapılan başvuruda, “Karşı taraf insanlığımı aşağılamıştır. Bunu tatmin etmekle yükümlüdür” denilerek, şunlar kaydedildi:

“Asıl olan bizlere karşı yaratılan geçmişin düşmanlıklarıyla değil, geleceğin kardeşliğinde yaşamalıyız. Bu özlem, sadece kişisel bir arzuyu yansıtmamaktadır. Bu özlem, gerek evrensel insanlık kültüründen, gerekse bu kültürle örtüşen bölgesel Anadolu kültüründen kaynaklanmaktadır. Dava ettiğim yasanın, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri korumaya dair Avrupa sözleşmesinin 3, 6, 10 ve 17. maddelerine aykırı düzenlemeler içerdiğinin tespiti ve kaldırılması gerektiğinin vurgulanması. Yine aynı sözleşmenin 3, 6, 10 ve 17. maddelerinin hükümlerine aykırılığının saptanması. Sözleşmeye aykırılıklarının ortadan kaldırılması, tarafıma maddi ve manevi doyum sağlanması. Dava ettiğim yasa açıkça, Uluslararası Hukuka aykırı ve telafisi güç ve imkansız zararların durdurulmalıdır.”

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: