İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

‘Türk-Ermeni İlişkileri Dünü, Bugünü ve Yarını’

Demokratik İlkeler Derneği – DİD tarafından düzenlenen “Türk-Ermeni İlişkileri Dünü, Bugünü ve Yarını” adlı konferans dün gece (15 Mart Perşembe) Marmara Oteli’nde gerçekleştirdi. Hye-Tert ekibi (Yervant Özuzun, Murat Ekmeçioğlu, Gugas Akbulut, Sezar Avedikyan, Murat Özkan ve Arman Artuç) olarak biz de orada yerimizi almıştık. Üst düzey sivil ve asker bürokratlar, Güneri Civaoğlu, Nuri Çolakoğlu gibi medya temsilcileri, İlber Ortaylı, Murat Bardakçı gibi tarihçilerin yanı sıra, Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, yazar Mıgırdiç Margosyan ve avukat Diran Bakar’da gecenin katılımcıları arasındaydılar.

DİD yönetiminden Emekli Büyükelçi Nurver Nureş ve Çelik Arsel’in açılış konuşmaları ile başlayan geceye araştırmacı, gazeteci Andrew Mango ile tarihçi Prof.Justin McCarthy de konuşmacı olarak katıldı.

İlk olarak söz alan Prof.McCarthy, Müslümanlar ve Azınlıklar (Muslims and Minority) ile Ölüm ve Tehcir (Death and Excile) kitaplarında anlattıklarından özetlediği bir konuşma yaptı. İlk olarak Müslüman Türk’lerin Osmanlı’nın son zamanlarında yaşadığı zulümleri anlatan McCarthy daha sonra Ermeni komitaları ve isyanlarından bahsedip, 1915 olaylarına kendince bir açıklama getirdi. Ayrıca kitabında da yapmış olduğu istatistiksel nüfus sayımları üzerinden yaptığı çalışmadan örnekler verdi. En çarpıcı olanı ise Osmanlı’da Ermenilerin sıklıkla yaşadığı 6 vilayetde Birinci Dünya Savaşı öncesi, Ermeni nüfusunun genel nüfusa oranının %17 civarında olduğunu söylemesiydi.

McCarthy Ermeni tarihçilere de çatarak, milliyetçi tarih ve gerçek tarih arasındaki ayrımı da ısrarla vurguladı. Kendi tarih anlayışı içerisinde “etnik anlaşmazlıkların” dünyanın neresinde olursa olsun benzer sonuçlar doğurduğunu söylerken, Ermenilerin yaşadığı acıların suçlusu olarak da başta Taşnaklar olmak üzere, zamanın Ermeni komitacıları olduğunu belirtti.

Türkiye’nin “haklı” olduğu bu davada konuyu tarihçilere bırakmak istemesinin de doğru bir davranış olduğunu savunan McCarthy, sebep olarak da Ermeni tarihçilerin böyle bir ortak çalışmaya rağbet göstermeyecekleri fikrini ortaya koydu. Ayırca yurtdışında Ermeni fikirleri karşıtı görüşler ortaya koyan tarihçilerin ölüm tehditlerine varan bir baskı ile karşı karşıya olduğunu söyleyen McCarthy, Türkiye’nin kısa sürede yeni”bu konuda çalışan” tarihçiler yetiştirmesi gerektiğini de vurguladı.

Geçtiğimiz yıllarda çıkan Atatürk biyografisinin yazarı olan Andrew Mango ise Türkiye doğumlu olduğunu ve ilk ve orta eğitimini Türkiye’de tamamladığını söyleyerek söze başladı. Geçmişte yaşanan olaylar hakkında pek görüş bildirmeyen ve Türkiye’nin savunduğu tezi yürekten desteklediğini söyleyen Mango daha çok Azerbaycan-Ermenistan-Türkiye ilişkilerinden bahsetti. Özellikle ekonomik yönden Türkiye’nin Ermenistan’a uyguladığı ve uygulayabileceği yaptırımlardan da bahsetti. Koçaryan’ın şu anki politikasının iki ülke arasındaki sınırı tanımamak ve Azerbaycan’ın %20sini işgal altında tutmak olduğunu söyleyen Mango, bu şartlarda Türkiye’nin Ermenistan’ı tanımaması gerektiğini söyledi.

Konferansa daha sonra dinleyicilerin soruları ile devam edildi. Yervant Özuzun’un Anadolu’nun batısındaki Ermenilerin de göç ettirilmesi konusundaki sorusuna cevap veren McCarthy, bunun Osmanlı Devleti’nin yaptığı işi abartması ve bir hatası olarak değerlendirdi. Mıgırdiç Margosyan’ın “resmi tarih” eleştirisini ise alaylı bir şekilde değerlendiren McCarthy, aslında bunu bir “hakaret” olarak algılayabileceğini, ama kendinden emin olduğunu Türkiye Cumhuriyeti devlet organlarıyla herhangi bir bağının olmadığını söyledi. Ayrıca kendi tezi eğer Türkiye Cumhuriyeti resmi tarih tezi olarak okutuluyorsa bundan memnuniyet duyacağını, çünkü kendi tarihinin “doğru” olduğunu söyledi.

Yorumlar kapatıldı.

%d blogcu bunu beğendi: